Anadolu Yarımadası’nın güneyinde yer alan Denizli’nin bir
bölümü Ege, bir bölümü Akdeniz bir bölümü de İç Anadolu
Bölgesi’nde yer almaktadır. Denizli’nin kuzeyinde Uşak,
doğusunda Afyonkarahisar ve Burdur, güney ve güneybatısında
Muğla, batısında Aydın, kuzeybatısında da Manisa illeri
bulunmaktadır. Üç ayrı bölgede yer aldığından ötürü yüzey
şekilleri de büyük çeşitlilik gösterir. İlin güney ve doğu
kesimleri Torosların batı uzantıları ile engebelenmiştir.
Güneybatı sınırından il topraklarına giren ve kuzeydoğuya
doğru uzanan Gölgeli Dağlarının en yüksek noktası Bozdağ’ın
Eren Tepesi’nde 2.419 m.ye ulaşır. Ayrıca güneydoğuda Burdur
ile olan sınırını Boncuk Dağı (2.418), Yaylacık Dağı (2.114)
ve Güre Dağı (2.030) engebelendirir. Gölgeli Dağlarının
kuzeybatısındaki Doğu Menteşe Dağları da ilin batı sınırını
oluşturmaktadır. Bu dağ topluluklarının kuzeyinde, orta
kesiminde, doğudan batıya sıralanan Eşeler Dağı, Ak Dağ ve
Karıncalı Dağı bulunmaktadır. İl sınırları içerisinde Eşeler
Dağı’nın en yüksek noktası Honoz Doruğu’nda 2.528 m.ye
ulaşır. Bu yükselti aynı zamanda Ege Bölgesi’nin en yüksek
noktasıdır. Aydın Dağlarının doğu uzantıları batıdan il
topraklarına girer ve kuzeye doğru gidildikçe de yükselti
azalır. İlin kuzey kesimindeki Çökelez Dağı (1.841),
Beşparmak dağı (1.612), Çatma Dağı da ( 1.930 m.) il
sınırları içerisindeki diğer yükseltilerdir. Ormanlar il
alanının %44’ünü kaplar ve bunlar daha çok güneyde
yoğunlaşmıştır. Kızılçam, karaçam, sedir, ardıç, meşe,
kestane, çınar, karaağaç, sandal ağacı, kayın, dişbudak ve
mersin ağaçları bulunmaktadır.
Denizli’de özellikle Pamukkale’de mineralli suların
oluşturduğu travertenlerden dolayı ününü antik çağlardan bu
yana sıcak ve mineralli (kalsiyum oksitli) su kaynaklarından
almıştır. Ayrıca bölge uzun bir tektonik fay hattı üzerinde
yer alır. Bu yüzden de çok sayıda termal ve su kaynakları
bulunmaktadır. Pamukkale’deki termal kaynak çok fazla
kalsiyum tuzları ve karbondioksit gazı kapsadığından
kalsiyum çökelekleri meydana getirir ve bu durum da bir doğa
mucizesini oluşturur.
Denizli akarsu bakımından da oldukça zengindir. Türkiye’nin
en büyük akarsularından biri olan Büyük Menderes, Işıklı
Gölü’nden çıkar, önemli kollarından olan Aksu Çayı (Çürüksu
Çayı) Honaz Dağı ile Kaklık, Kocabaş yörelerindeki suları
toplar. Büyük Menderes’in önemli bir diğer kolu olan Akçay
da güneybatıda Muğla ile olan doğal sınırını çizer. İlin
Büyük Menderes’ten sonra ikinci büyük akarsuyu da Dalaman
Çayı’dır. Baraj göllerinin dışında il toprakları içerisinde
irili ufaklı göller bulunur. Bunların en önemlilerinden biri
de, büyük bölümü Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan
Acı Göldür. Kuzeybatıda Sazan dağı düzlüğünde yer alan
Süleymaniye Gölü de ikinci büyük gölüdür. Denizli’deki bu
akarsular üzerinde sulama kanalları, regülatörler ve
barajlar kurulmuştur. Bunlar Böceli Regülatörü, Kemer
Barajı, Adıgüzel Barajı ve Buldan Barajıdır. İlin en zengin
tarım alanları Büyük Menderes’in suladığı Buldan-Sarayköy
Ovası ile Aksu’nun suladığı Denizli-Çürüksu Ovasıdır. Ayrıca
Buldan’a doğru genişleyen Sarayköy Ovası 350 km2’lik bir
alanı kaplar. Böcekli Köyü’nden başlayarak Pamukkale’ye
kadar uzanan Denizli Ovası Sarayköy Ovası ile birleşir.
Büyük Menderes’in suladığı Çivril ve Baklan Ovaları da ilin
en geniş düzlükleridir. Tavas Ovası 300 km2’lik bir alanı
kaplar ve Yenidere tarafından sulanır.Ayrıca Kaklık, Hanbat,
Eskere ve Acıpayam ovaları da ildeki diğer önemli
düzlüklerdir. Denizden yüksekliği 428 m. olan Denizli’nin
yüzölçümü 11.868 km2 olup, toplam nüfusu 850.029’dur.
Denizli’nin ekonomisi tarım, hayvancılık, tavukçuluk, turizm
ve imalat sanayiine dayanmaktadır. Tarımsal ürünler olarak
buğday, arpa, baklagiller, nohut, pamuk, haşhaş,
şekerpancarı, tütün, anason, susam yetiştirilir. Sebze ve
meyveciliğin önemli olduğu ilde elma, armut, ayva, badem,
kiraz, şeftali ve nar gibi meyveler yetiştirilir. Sebzecilik
1970’lerden sonra büyük gelişme göstermiştir. Özellikle
Pamukkale yakınlarında jeotermal enerjiden yararlanılarak
seracılık yapılmaktadır. Denizli Tarımsal Gelişme Projesi
çerçevesinde kavun, karpuz gibi bostan ürünleri önem
kazanmıştır. Zeytin ve antep fıstığı üretimi ise oldukça
sınırlıdır. Hayvancılık 1950’lerden sonra ovaların bitkisel
üretime yönlendirilmesi ile gerilemiştir. Günümüzde daha çok
mera hayvancılığı biçiminde en çok koyun, kıl keçisi ve
sığır yetiştirilir. İle özgü uzun ötüşlü Denizli Horozları
ile ünlü olarak saf Denizli ırkı horoz ve tavuk yetiştiren
üretme istasyonları bulunmaktadır. Hayvansal ürünlerden
kaynaklanan süt, et, yumurta ve deri, üretimi de önemlidir.
Akarsularda ve göllerde tatlısu balıkçılığı yapılır istakoz
üretilir. Denizli’de imalat sanayi 1970’lerden sonra daha da
gelişmiş, büyük ölçüde evlerde sürdürülen el dokumacılığı ün
yapmış, ihracata yönelinmiştir. Ormanlarından tomruk, maden
ve tel direği, çıra, reçine, sığla yağı ve yakacak odun
çıkarılmaktadır. Ayrıca Denizli’de XIX.yüzyıldan bu yana
krom madeni çıkarılmıştır.
Denizli’nin tarihi çok eskilere inmektedir. İlin
kuzeydoğusundaki Çivril, Beycesultan’da kalkolitik Çağa ait
buluntuların ortaya çıkması yöre tarihinin MÖ.5000-4000’lere
kadar indiğini göstermektedir. Bugünkü kent merkezinin
bulunduğu yerde Milyas isimli bir yerleşim bulunuyordu.
MÖ.1800’lerde Arzava Siyasal Birliğinin Myra bölgesinde yer
alan Denizli, Hititlerin egemenli altında bulunmuştur.
Hititlerin 1100’lerde yıkılmasından sonra yöre Lydialıların
egemenliği altına girmiş, bu duruma MÖ.546’da Pers Kralı II.Kyros
son vermiştir. Bu arada Milyas halkı Perslere karşı uzun
süre direnmiştir. MÖ.334’te Büyük İskender Pers egemenliğine
son vererek Denizli yöresini de ele geçirmiştir. Büyük
İskender’in ölümünden sonra (MÖ.323) Lysimakhos’a bağlanan
yöre, MÖ.261’e kadar seleukosların yönetiminde kalmıştır. Bu
arada Seleukos Kralı II.Antiokhos karısı Laodike adına
Denizli’nin yakınlarında Laodikeia antik kentini kurmuştur.
Pergamon Kralı Attalos Seleukosları yenilgiye uğratmış ve
Roma’ya vasiyet yoluyla topraklarını verinceye kadar da
Pergamon Krallığı yörede egemenliğini sürdürmüştür. Bölge
Roma ve Bizans dönemlerinde gelişerek önem kazanmıştır.
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Kutalmışoğlu Süleyman
Şaha bağlı beyler, yöreyi ele geçirmiş, bu durum I.-II.-
III. Haçlı Seferlerine kadar sürmüştür. Bu dönemlerde yöre
Haçlılar, Bizanslılar ve Selçuklular arasında sürekli el
değiştirmiştir. Germiyanoğulları 1368’de buraya hakim
olmuşsa da 1391’de Yıldırım Beyazıt burasını Osmanlı
topraklarına katmıştır. Yıldırım Beyazıt’ın Ankara
Savaşı’nda Timur’a yenilmesinden sonra Germiyanoğulları
yeniden yöreye hakim olmuşlardır. Kısa bir süre
Karamanoğulları buraya hakim olmuş, ardından 1429’da kesin
olarak Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.
Tanzimat döneminde Aydın
vilayeti, Aydın sancağına bağlı bir kaza olan Denizli 1883’te
sancak olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nda Kuvay-ı Milliye’nin
örgütlenmesinde etkili olmuş, bazı ilçeleri Yunan işgaline
uğramıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra da il konumuna
getirilmiştir.
Yörede Laodikeia, Apollania Salbakos, Apollonos Hireon, Attuda,
Colosae, Herakleia Salbakos, Hierapolis, Sebastopolis, Tabai ve
Tripolis antik kentleri bulunmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı
dönemlerine ait yapılar arasında Denizli-Eğridir yolu üzerinde
Goncalı Köyü’ndeki Akhan, Denizli’nin 20 km. kuzeyinde Honaz
bucağında Sultan II.Murat Camisi (XV.yüzyıl), Denizli Hürriyet
Meydanı’nda Yeni Cami bulunmaktadır. Ancak bunlar günümüze iyi
durumda gelememiştir. Acıpayam’da Yazır Camisi (1801), Çal
ilçesinde Eski Pazaryeri Camisi, Yatağan Baba Türbesi
(XVI.yüzyıl), Çogaşlı Köyü Çeşmesi (1776-1834), Çardak’ta
Çardakhan Kervansarayı (1230), Çivril’de Şavranşah-Şavran Camisi
(1882), Dedeköy Camisi, Sarayköy’de Ahmetli Köprüsü (Ak Köprü),
Baklan Boğaziçi kasabasında Boğaziçi Cami, Mehmet Gazi Türbesi,
Ahi Sinan Türbesi, Mahmut Gazi Türbesi, Hüsamettin Bey Türbesi
ilin belli başlı eserleridir. Ayrıca Denizli'de Türk sivil
mimari özelliklerini yansıtan evler de bulunmaktadır. |